Talim ve Terbiye Kurulu Nasıl Olmalıdır?
Yakup Arslan, Emine Başar, Emrullah Ayık, Devrim Koçer, Nisan 2009
Giriş
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının önemli görevlerinin başında kamuoyunun da duyarlı olduğu ders kitabı ve eğitim araçlarının onaylanması yer almaktadır. Bu görev ekonomik pazarı olan ürünün ortaya çıkmasına da neden olduğundan kurum getirim (rant) kavgasının kıskacında kalmaktadır. Bu yüzden hem nitelikli ürün gelişimi önlenmekte hem de yapılan hatalardan ötürü kamuoyunda saygınlık kaybına neden olmaktadır.
Öneriler
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığında yürütülen ders kitabı ve eğitim araçlarının incelenmesiyle ilgili süreçlerin yeniden yapılandırılması ve bu doğrultuda çalışanlarının her türlü özlük ve ekonomik haklarının düzenlenmesi için sendikamızın getirdiği başlıca tespit ve çözümler aşağıda belirtildiği gibidir:
Talim ve Terbiye Kurulunun Yapısı
Kurul Üyeliklerine Atama Şartları MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Yönetmeliğinin 25 maddesinde belirtilmiştir. Buna göre kurul üyeleri atama yoluyla değil seçimle işbaşına gelmeli bununla birlikte ataması yapılanlar emekli olana kadar görevde kalmamalı görev süresi 5 yılla sınırlamakla beraber en fazla 2 dönem üst üstte seçilmelidir. Kurul üye sayısı 15 olmalıdır. Bunun 6sı Millî Eğitim Bakanlığı tarafından atanmalıdır. Geriye kalan 9 üyenin 3’ ü eğitim fakültesinde öğretim üyesi olmak koşuluyla Üniversitelerarası Kurulu tarafından, 3’ ü eğitim sendikaları Bu yapılanma kurulda vekaleten görevlendirilmeyi hiçbir şekilde öngörmemektedir. Katılımcı demokrasinin uygulanması ve katılımcı demokrasiyi geliştirmenin bir yolu da kurulmuş olan kurullarda demokratik kitle örgütlerine söz hakkı vermekle olur. Sendikamızın önerisi bu bağlamda da ayrıca değerlendirilmelidir.
Özel İhtisas Komisyonlarının Niteliği Artırılmalı
Özel İhtisas Komisyonları kurulduktan sonra çalışma süreleri kesin olarak belirlenmeli ve ilan edilmelidir. Bununla birlikte özel ihtisas komisyonlarında çalıştırılacak millî eğitim çalışanı da sınavla komisyonda görevlendirilmelidir.
Öğretim Programları Kurum Kimliğine Ait Olmalı
Öğretim programları eğitimin anayasasıdır. Öğretim programları geliştirilirken en geniş kitlenin görüşü alınarak hazırlanmalıdır. Hazırlanan eğitim programlarının öncelikle pilot uygulaması yapıldıktan sonra uygulanmalıdır. Programlar eğitimin anayasası olduğundan ders programlarının üzerinde yayına hazırlayanların adları yazılı olamaz. Böyle bir uygulama kurum kimliğinin arka plana itilerek kişilerin ön plana çıkartılması anlamına gelmektedir. Eğer öyle olursa o program Ahmet’ in, Mehmet’ in programı olur. Millî Eğitim Bakanlığının programı olmaz.
Partizanlığın Önüne Geçilme
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, hükümetlerin siyasi politikaları doğrultusunda atama yaptıkları ve Bakan emirlerinin itirazsız uygulandığı bir kurum olmaktan çıkarılmalıdır. Kurul özerk olmalı, kendisi ile ilgili kararları yine kendisi almalıdır. Aynı zamanda ülke eğitimine yön verecek kararları hiçbir kurum ya da kuruluşun baskısı altında kalmadan verebilmelidir. Bu kararları alırken kişi çıkarları değil ülke yararı ve ülke geleceği düşünülmelidir. Bu bakımdan partizanlığın da önüne geçilmelidir.
Üst Düzey Görevlendirmelerde Deneyim, Liyakat ve Eğitim Dikkate Alınmalı
Kurula yapılan atamalar siyasi atamalar olmaktan çıkarılmalıdır. Atamalarda adayların kurumu tanımaları ve yeter süre içinde fiilen öğretmenlik yapmış olmaları dikkate alınmalı ve liyakat gözetilmelidir. Kurul üyeliğine aday olan kişiler (ağırlıklı olarak) çalışanlar içinden liyakat ölçüleri gözetilerek seçimle göreve getirilmelidir. Kurul üyelerinin ve alan uzmanlarının görev ve yetkileri yönetmeliklerle açık bir şekilde belirlenmeli, her üye verdiği karardan, her alan uzmanı ise yaptığı tespitlerden sorumlu tutulmalıdır. Bu bağlamda kurul üyeliği ve alan uzmanlığı görevinin hak ettiği saygınlık sağlanmalıdır.
Yönetimde Saydamlık Sağlanmalı
Kurumun işleyişini düzenlemek için hazırlanan yönetmelik ve yönergeler art niyetli olarak kapalı kapılar ardında hazırlanmamalı, hemen her birimin, çalışanlarının ve sendikaların görüşleri alınarak hazırlanmalı, işleyişin bütün detayları yoruma neden olmamalı ve kesin bir şekilde düzenlenmeli, yönetmelikler sürekli olarak mahkemelere taşınmaktan ve sürekli iptal edilmekten kurtarılmalıdır.
İnceleme İşlemleri Bilimsel Ölçütlere Dayandırılmalı
Kurul üyesi ve alan uzmanlarının ders kitabı ve eğitim aracının kabulüne, reddine, yeniden incelenmesine veya itirazların değerlendirilmesine yönelik görüşleri bilimsel temele dayandırması zorunlu hâle getirilmelidir.
Kurumdaki ders kitabı inceleme süreci ile ilgili olarak hazırlanan yönetmelikler hiçbir işe yaramadığı gibi şaibelerin her geçen gün daha da artmasına neden olmuş, burada çalışan öğretmenlerin zan altında kalması ve sürekli olarak açık ya da gizli suçlanmalarına neden olmuştur. Şimdiye kadar yapılan yönetmelik ve yönergeler kurumu iyileştirmek adına yapılmamıştır. Aksine çalışanları biraz daha baskıya almak, her türlü hatanın sorumluluğunu çalışan öğretmenlere yüklemek için hazırlanmıştır. Kurum, sürekli olarak bakanlık müfettişlerinin mesai yaptığı bir yer hâline gelmiştir. Bu hem çalışanlar hem de kurum için utanılacak bir durumdur. Elde edilen ürünlere bakıldığında öğretim programlarındaki radikal değişikliğe karşın geriye gidiş olarak görülmektedir.
İnceleme İşlemleri Saydamlaştırılmalı
Bugüne kadar Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı bünyesindeki Öğretim Materyallerini Geliştirme, İnceleme Merkezi Müdürlüğünde uzun yıllardır inceleme ve değerlendirme çalışmalarının yürütülmesi; kurum çalışanlarının iş deneyiminin iyi bir düzeye gelmesine neden olmuştur. Tüm aksaklıklarına karşın ülkemizde inceleme işini en iyi yapabilecek kurumun mevcut kurum olduğu bilinmelidir. Kurumun görevlerinin, üniversitedeki akademik veya kurum dışındaki personele yaptırılması, üstesinden gelemediği görevi üstünden atma çabasından başka bir şey değildir. Bu amaçlar doğrultusunda (sürekli olarak) yönetmelik değiştirme çabaları başarılı olamamıştır. Oysa üniversitelerdeki akademik personelden, projelerde danışman olarak yararlanmak daha yerinde olacaktır. Çünkü kurumda yapılan görevlerin tamamı iş tecrübesi ve kurum kültürünü gerektirir. Kuruma dışarıdan yapılan transferlerin çözüm olmayacağı açıktır. Bunun yerine kurumda görev yapan öğretmenlerin konularında yüksek lisans ve doktora yapmaları sağlanmalı, çalışanlara dönüşümlü olarak sürekli hizmet içi eğitim verilmelidir.
Ders kitaplarının inceleme usulünde gizlilik esasıyla ve kodlu sistemle inceleme yaptırılmaktadır. Bunun çözüm olmadığı ve gayri meşru ilişki içinde bulunanların yararına olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Kodlu sistem tamamen kaldırılmalıdır. Bunun yerine ders kitaplarında kesin ve değişmez ölçütler getirilmeli, yayınevlerinin mutlak surette bunlara uyması sağlanmalı, bu ölçütleri yerine getirmeyen yayınevlerinin taslak kitapları kesinlikle kabul edilmemeli, ciddiyetten ve bilimsellikten uzak çalışan firmalara çeşitli yaptırımlar uygulanmalıdır.
Devlet Kitabına Ayrıcalık Tanınmamalı
Özel kesime ait ders kitaplarının incelemesinde gizliliğe büyük önem verilmektedir. Bunun yanında reddedilen kitaplar çok ciddi, onaylanan kitaplar ise gayrı ciddi incelenmektedir. Buna karşın devlet kitapları son derece şeffaf incelenmektedir. Ancak görevlendirme politikası yüzünden gayrı ciddi bir inceleme süreci yürütülmektedir. Hem devlete hem de özel kesime ait ders kitaplarının incelenmesinde tamamen şeffaf süreçler yürütülmeli ve çok ciddi bir inceleme yapılmalıdır. Gerekli görüldüğü durumlarda yazar ve incelemeciler karşı karşıya getirilmesi ve fikir birliğine varılmalıdır. Devlet kitaplarında incelemecilerin de adlarına yer verilmelidir.
Devlet kitapları da özel kesim kitapları gibi aynı inceleme ücretine tabi tutulmalıdır. Fazla çalışma ücretleri de buna göre düzenlenmelidir.
Devlet kitabı yazarlarının niteliği artırılmalıdır. Bu konuda nitelik standardı belirlenmelidir. Puan ve kariyer edinsin, ücret alsın, okulun karmaşasından uzaklaşsın vb. diye devlet kitabı yazarı seçilmemelidir. Öte yandan devlet kitabı yazarlarına verilen ücret yeterli ölçüde artırılarak nitelikli ürün elde edilmesi desteklenmelidir.
Kurum Redaktör Kimliğinden Arındırılmalı
Kurum; yayınevlerinin taslak kitaplarını düzeltip onlara geri veren ve adeta onların redaktörlüğünü yapan bir kurum olmaktan çıkarılmalıdır.
Ön inceleme ölçütleri, kitabın incelemeye değer olup olmadığını da içerecek şekilde geliştirilmeli. Bu sayede inceleme işlemlerinde, incelemeye değer olmayan kitaplarla zaman geçirilmesi önlenecektir.
İnceleme komisyonlarının oluşumunda şeffaflık getirilmeli, komisyon başkanı ve üyelerin kura ile belirlenmesi sağlanmalıdır. Bu sayede konuya ilişkin söylentiler önlenecektir.
İnceleme Kapsamı Genişletilmeli
Okullarda okutulan her türlü ders kitabı, eğitim aracı, modül vb. mutlaka kurumda incelenmeli, basında sürekli olarak çıkan haberlerle kurumun yıpratılmasına engel olunmalıdır.
Kaynak kitaplar ve diğer eğitim araçları, ders kitapları gibi komisyonlarca incelenmeli, ancak bunların ders kitabından farkı dikkate alınarak inceleme ölçütü belirlenmelidir.
Fiziki Koşullar İyileştirilmeli
Kurumun fiziki şartları tamamen ve derhal değiştirilerek çalışanların onuruna yakışacak şekilde düzenlenmeli, çalışanların verimliliğini arttıracak olumlu çalışma koşulları sağlanmalıdır. Diğer kamu kurumlarında sıradan bir evrak memuru dahi interneti çok rahat kullanabilirken özellikle Öğretim Materyallerinde çalışanlar raporlarını hazırlayacak bilgisayarı temin ederken bile zorlanmaktadır. Sürekli yasakla çözüm getirmeye çalışıldığı için komisyonlarda Internet de başlıca yasakların içindedir. Bu konuda da gerekli donanım sağlanmalıdır. Komisyon odaları sağlıklı çalışma koşullarından çok uzaktır. Bu olumsuzluklar derhal düzeltilmelidir. Komisyon üyelerine rahat çalışma koşullarının yanı sıra alanında kendini geliştirecek, verimliliğini artıracak, proje üreterek ülke eğitimine katkıda bulunacak çalışmaları yapma olanağı sağlanmalıdır.
Bir odada tek bir komisyon olmalıdır.
Alan Uzmanı Görevlendirmelerinde Deneyim, Liyakat ve Eğitim Dikkate Alınmalı ve Buna Uygun Ücret Ödenmeli
Kurumda görev yapan öğretmenler, kadrolu ve görevlendirme olarak ikiye ayrılmıştır. Kadrolu olanları kurumdan uzaklaştırmak neredeyse yönetimin başlıca görevi hâline gelmiş durumdadır. Görevlendirme ile çalıştırılan öğretmenler ise genellikle kayırmacı usullerle ve iktidardakilerin yandaşlarından seçilmektedir. Bunun yanında işlerine gelmeyen görevli öğretmenler hiçbir neden gösterilmeden kolaylıkla okullarına geri gönderilmektedir. Bu nedenle kurumda çalışan öğretmenlere ayrı bir statü verilmeli, sınav, liyakat, puan ve hizmet süresi gibi reel ölçütlerle seçilmeli, her türlü hak ve sorumluluklarına açıklık getirilmelidir. Çalışanlar şaibelerden, iftiralardan korunmalı, her türlü olumlu düzenlemeye rağmen usulsüzlük yapan çalışana ise ağır cezai yaptırımlar getirilmelidir.
Ders kitabı ve öğretim materyali incelemesi işi, son yıllarda üniversitelerin de ilgisini çekmekte ve bu yüzden bünyelerinde yeni inceleme dersleri açmaktadır. Üniversitelerin bu alana ilgi duymalarının altında, inceleme işinin derin bir uzmanlık ve engin bir deneyim gerektirmesi yatmaktadır. Öte yandan çıkan ürünün, geleceğimizi teslim edeceğimiz çocuklarımızın eğitiminde kullanılacak olmasından doğan büyük bir sorumluluk söz konusudur. Bu yüzden inceleme işinde çalışanların taşıdığı ağır sorumluluğa ve sahip oldukları derin uzmanlığa uygun bir ücretlendirmeye gidilmelidir. Ücretlendirmenin, artan uzmanlık ve deneyim paralelinde artması sağlanmalıdır. Bu bağlamda incelemede görevli alan uzmanlarının aylık kazançları ilk aşamada en az iki katına çıkartılmalıdır. Ancak bu durumda ücretin fazlalığına olan ilginin aşılması için halen sürdürülmekte olan istihdam politikası derhal terk edilmelidir.
Giderek Gelişen Bir Yapı Sağlanmalı
Üzerinde uzlaşılan genel nitelikli inceleme ölçütleri, zamanla yönergeyle ve yönetmelikle korunmalıdır. Bu sayede inceleme mevzuatında sürekli bir gelişim sağlanacaktır. Bu bağlamda yazar ve yayınevlerinin görüşleri de dikkate alınmalıdır.
Yargı tarafından yürütülmesi durdurulan hükümlerin yeniden mevzuata eklenmesinde ısrar edilmemelidir. Hukuk devletinin kaçınılmaz bir gereği olarak yargı kararları uygulanmalıdır.
İnceleme esasları, istenilen sonucu almak üzere değil, üstün nitelik elde etmek üzere tasarlanmalıdır.
Sendikamız ders kitaplarının basımı işinin yandaşlara pay dağıtma aracı olarak kullanılmasına karşıdır. Bakanlığımız matbaacılık konusunda büyük bir deneyime ve altyapıya sahip olmasına karşın her yıl yandaş matbaalara çok büyük miktarda para dağıtılmaktadır. Üstelik ödenen paralarla ters orantılı olarak baskı kalitesi azalmaktadır. Bu durumda bedava dağıtılan kitapların parası, dolaylı (vergi ve zam vb.) olarak vatandaşlardan alınmakta ve yandaşlara dağıtılmaktadır. Devlet özel kesime ait ders kitaplarını da yayınevlerinden satın alarak ücretsiz dağıtmaktadır. Ancak yayınevleri bu ders kitaplarını cüzi bir ücret yatırarak yine devletin bir kurumuna inceletmektedir. Deyim yerindeyse yayınevi devletin parasını yine devlete vermektedir. Ders kitaplarının belli ölçüde ücretsiz dağıtımının devamıyla birlikte özel kesime ait kitapların satın alma yöntemi ve ders kitaplarının basım şekli tamamen değişmelidir. Bu bağlamda gerekmedikçe özel kesim kitabı alınmamalı ve devlet kitabı devletin matbaalarında basılmalıdır. Devlet yayınevlerine yüklü miktarda para aktarmaktansa satın alma yöntemini tamamen değiştirmeli, bu paralar kuruma aktarılmalı, kurum; inceleme ile ilgili her türlü masrafını ve çalışanlarının inceleme ücretini aldıktan sonra yayınevlerine ödeme yapmalıdır. Asıl amaç yayınevlerine para kazandırmak değil kaliteli, hatasız, ülke çocuklarının gerçekten faydalanabileceği ders kitaplarını çıkarmak olmalıdır.
Baskı Kalitesi Gözetilmeli
Devletin ve zorunlu kalındığı durumlarda satın alınacak özel kesimin ders kitaplarına ilişkin baskı kalitesi tanımı yapılmalıdır. Kitaplar baskı ve satın alma sırasında mutlaka denetlenerek baskı kalitesi yapılan tanıma uymayan kitapların alımı yapılmamalıdır.
Ders kitaplarının satın alınmasında ihale uygulaması kaldırılmalıdır. Bunun yerine belirlenen baskı kalitesinin erişilmesine yetecek rayiç bedel üzerinden onaylanan kitaplardan eşit sayıda alımı yapılmalıdır. Bu sayede her yayınevine eşit uzaklıkta olunacak ve baskı kalitesinden ödün vermeye zorlama durumu oluşturulmayacaktır.
İnceleme Telif Kapsamına Alınmalı
Ders kitaplarını inceleme ücretleri arttırılmalı, inceleyen komisyonun üyelerinin adları kitaplarda yayınlanmalı ve onlara telif ücreti ödenmelidir. Çalışanların ödüllendirilmesi yöntemi nesnel ölçütlere dayalı olarak geliştirilmelidir. İncelemede görevli personelin Bakanlığımızın sosyal tesislerinden yararlanması kolaylaştırılmalıdır.
Öğretim Programları İşbirliğine Dayalı Olarak Hazırlanmalı
Programlar başka ülkelerin neredeyse yürürlükten kaldırdığı ders programlarının birebir çevirisi olmamalıdır. Gelişmiş ülkelerin ders programları sürekli olarak yerinde incelenmeli, bu incelemelerde ayırım yapılmadan bütün öğretmenler görevlendirilmeli, ancak bunlardan iyi olanlar, doğru olanlar örnek alınmalıdır. Aynı zamanda bu programlar ulusal eğitim politikamıza ve ülkemizin fiziki şartlarına göre hazırlanmalıdır. Program değişiklikleri öğretmenlere dayatılmamalı, programlar sürekli değiştirilmemeli, eğitim yapboz tahtasına dönüştürülmemelidir. Yapılan köklü değişikliklerde öncelikle öğretmen eğitimi sağlanmalı, pilot okullarda ve daha sonra ülke genelinde uygulanmalıdır.
Program geliştirme, şeffaf olmalı ve inceleme birimiyle kurumsal işbirliğine gidilmelidir. Bu sayede programdaki hatalar önceden belirlenecektir.
Gelişmelere Uyum Sağlanmalı
Elektronik imza uygulamasına geçilmeli ve uluslararası kabul gören elektronik kağıt tanınmalıdır. Bu sayede başvuruların elektronik olarak yapılmasının önü açılmalıdır.
Kitapların değerlendirilmesinde kullanılan puantaj sistemi, ölçme ve değerlendirmenin en temel kuralını (var olanına olması gereken dikkate alınarak değer biçilmesini) ihlal etmeyecek şekilde yeniden düzenlenmelidir. Bu bağlamda mevcut puanlama sisteminin kaldırılarak hatasızlığa dayandırılan yeni bir sistemin getirilmesi düşünülebilir. Ancak bu yapılırken haksız rekabeti, söylentiyi ortadan kaldırıcı ve kitap kalitesini arttırıcı tedbirler alınmalıdır. Aksi halde çok büyük karmaşa oluşacak ve kitaplardaki hatalar daha da artacaktır.
Her komisyona sürekli güncellemeye açık bilgi bankası ve doğrulama bankası oluşturulmalı, bilgi bankası elektronik bilgileri de içermelidir.
Teknolojik donanım, Internet erişimini de içerecek şekilde geliştirilmelidir.
Komisyonlara ölçme-değerlendirme ve program uzmanı zorunlu olarak eklenmelidir veya kitaplar bu uzmanlarca da ayrıca incelenmelidir.
Kurul uzmanlığı ve eğitim uzmanlığı işlevsel hâle getirilmelidir. Bu konudaki mevcut yapı, istihdamı da içerecek şekilde yenilenmelidir.
Araştırma ve Geliştirme Sistemi Kurulmalı
Planlı araştırma ve geliştirme (ArGe) çalışmaları yapılmalıdır. Bu kapsamda ArGe birimi oluşturulmalıdır.
Laboratuvar ve sınıflar oluşturularak kitaplarda yer alan işleyişin uygunluğu ezbere değil, uygulamalı olarak denetlenmesinin önü açılmalıdır.
İncelemecilere kendilerini geliştirmelerini sağlamak üzere planlı zaman ayrılmalıdır.
Teftişin Gelişimi Sağlanmalı
İnceleme işlemlerinin teftişinin sağlıklı bir şekilde sağlanabilmesi için Bakanlığımız müfettişlerine eğitim verilmeli ve başarılı olanlara teftiş yetkisini ifade eden bir sertifika verilmelidir.
Ödül Sistemi Kurulmalı
Kitap incelemesinde görevlilerin maddi ve manevi olarak ödüllendirilmesi ile ilgili gelişmiş bir sistem kurulmalıdır. Bu kapsamda ödül alacakların nitelikleri kesin kurallara bağlanmalıdır.
Zümre Öğretmenler Kurulu Oluşturulmalı
Okullardaki zümre öğretmenler kuruluna benzer bir şekilde inceleme birimine özgü zümre alan uzmanları kurulu oluşturulmalıdır. Bu kurul farklı incelemeler arasındaki çelişkiyi giderici ve inceleme işleminin niteliğini arttırıcı kararlar alabilmelidir.
Tarafların İşbirliği Sağlanmalı
İnceleme işlemlerindeki aksaklıkların ve çözümlerinin görüşülmesi üzerine sendikalar başta olmak üzere taraflarla kurumsal işbirliğine gidilmelidir. |